Saraybosna'ya gittim, kendimi Bursa'da buldum

25 Mayıs 2026 #balkanlar 5 dk

Bazı şehirlere ilk kez gidersiniz ama şehir size ilk kez davranmaz. Saraybosna benim için öyleydi. Uçaktan inip şehre girdiğim andan itibaren garip bir tanıdıklık hissi vardı ve o his ilk akşam Başçarşı’da netleşti: burası Bursa.

Ciddiyim. Gözünüzü kapatıp açsanız Bursa’nın hanlar bölgesindesiniz. Aynı Osmanlı çarşı düzeni: daracık arnavut kaldırımlı sokaklar, sıra sıra küçük dükkânlar, bakırcılar, kahveciler, ortada bir şadırvan mantığı (Saraybosna’da Sebilj, güvercinleriyle beraber). Akşam ezanı okunuyor, çarşının uğultusu bir an duruluyor. O an Miljacka kenarında değil de Ulucami’nin avlusundayım sansam kimse beni suçlayamaz.

Coğrafya da aynı senaryoyu oynuyor

Benzerlik sadece çarşıda değil, şehrin kurulumunda. Bursa nasıl Uludağ’ın eteğine yaslanmışsa, Saraybosna da her tarafından tepelerle sarılmış bir vadinin içine oturmuş. Hangi sokaktan yukarı baksanız yeşil bir yamaç ve o yamaca tırmanan kırmızı çatılı evler görüyorsunuz. Tepelerden şehre baktığınızda minareler, çatılar ve aralarından geçen nehir; kadraj neredeyse bire bir Bursa.

Hava bile benziyor. Vadi şehri olmanın kaderi: akşam serinliği erken çöküyor, sabahları hafif bir pus oluyor.

Mutfak kontrolü

Test edilmesi gereken son alan mutfaktı. Bursa’nın İskender’i varsa Saraybosna’nın ćevapi’si var: somun ekmek, ızgara köfte, soğan. Sunum farklı, ruh aynı; ikisi de “aslında çok basit ama kimse bizim gibi yapamıyor” ekolünden. Üstüne bir fincan Boşnak kahvesi içiyorsunuz, cezvesiyle, lokumuyla geliyor. Türk kahvesi mi Boşnak kahvesi mi tartışmasına girmiyorum; iki şehirde de bu tartışmayı kaybetmek istemem.

Neden bu kadar benziyor?

Cevap tarihte tabii. Saraybosna’yı Osmanlı kurmuş, çarşısını da Bursa ve Edirne’deki örneklerine bakarak şekillendirmiş. Yani ben “aa Bursa’ya benziyor” derken aslında olayı tersten okuyorum; Saraybosna zaten o şablondan derlenmiş. Aynı mimari mirasın iki farklı ortamda çalışan iki instance’ı ve ikisi de hâlâ ayakta.

Saraybosna’da dört gün geçirdim ve bir kere bile “yabancı bir ülkedeyim” hissi yaşamadım. Bazı şehirler gezilir, bazı şehirlerde misafir kalınır. Saraybosna’da ikisi de olmadı; ben orada kısa süreliğine memlekete döndüm.

yunus@seyir-defteri: ~
seyir-defteri v2.0: statik ama çenesi düşük bir site. 'help' yaz, yolunu bul. ipucu: Tab tamamlar, ↑ geçmişi getirir. kapatmak için: exit ya da Esc
~